YENİDOĞAN VE BEBEK DERİSİ BAKIM VE KORUNMASI

Bebeklerin bez bölgesi temizliği için, özel ıslak mendil ve ardından ıslak pamuk kullanarak yapılacak silme işlemi, dışkı artıklarının daha iyi temizlenmesini sağlar. Bebeklerde bez değiştirmenin günde ortalama 6 kez yapılması yeterlidir. Sıcaklarda, yenidoğanlarda ve ishal varsa, 2 saatte bir şeklinde daha sık değişim yapılmalıdır. Eğer varsa bez üzerinde yer alan ıslaklık göstergesi, bez sıvı ile temasa geçtiğinde sarıdan mavi renge dönüşerek değiştirme uyarısı yapabilir.

Yenidoğan bebeklerin derisi çok ince (yetişkin cildinden iki kat ince) ve hassastır. Yeni doğmuş bir bebeğin cildi tam gelişmemiştir, ilaç emilimi fazla ve risklidir. Ter bezleri de gelişmemiştir, ancak üçüncü haftadan sonra çalışmaya başlarlar. Bebek cildinin yapısı, hayatın ilk iki yılında gelişerek olgunlaşır. Bebek derisi doğumda deriyi su kaybı. ısı kaybı ve mikroplara karşı koruyan “verniks” adı verilen sarı renkli, yağlı bir tabaka ile kaplıdır. Bu tabaka nazikçe silinmeli ve tamamen temizlemeye çalışılmamalıdır, bir hafta içinde kendiliğinden kaybolur.

Bebekleri haftada 2-3 kez yıkamak genelde yeterlidir.

Ama istenirse yenidoğan bebekler ılık su ile her gün yıkanabilir, bu banyo bebeği rahatlatır, banyo sonrası yumuşak bir havluyla hafifçe kurulayıp, sonrasında bebek nemlendiricileri sürerek kısa masaj yapmak bebeği rahatlatır ve uyumasını kolaylaştırır, derinin de kurumasını önler.

Bebek bezi egzaması (diaper dermatit), bebek bezinin kapladığı ve kapadığı tüm alanlarda görülen bütün döküntüleri kapsayan bir terimdir ama en çok bilinen ve görülen, pişikler ve tahriş egzamalarıdır (irritan kontakt dermatit).

Pişikler yenidoğan döneminde sık görülmez, daha sık olarak ek besinlere başlanılan 5.-6. aylardan sonra görülür. Çocuk bezi dermatiti en sık 9. -12. aylar arasında görülür.

En sık, cinsel organlar, anüs çevresi, kalça, uyluk üst kısmı ve alt karında olur. En önemli tetikleyici faktör, bez bölgesinin ıslak kalmasıdır. Islaklığa bağlı olarak, sürtünmenin de eklenmesiyle derinin bariyer fonksiyonu ve direnci bozulmakta ve tahriş edici maddelerin geçişi kolaylaşmaktadır. Bu sürtünme büklüm yerlerinde derinin karşılıklı yüzeyleri arasında, dış bükey alanlarda ise bez, giysi vb. İle deri arasında olur. Aşırı kullanılan sabunlar, deterjan ve antiseptikler de tahriş egzemasının başlaması veya artmasında rol oynar.

Tek kullanımlık bebek bezlerinin (özellikle havalanma imkânları sunan kaliteli bir bebek bezi) kullanımı ile bu olasılık iyice azalmıştır, idrar ve dışkıdaki enzimlerin doğrudan etkisi ve bu enzimlerin üreyi amonyağa çevirmesiyle de deri tahribatı oluşur. Bu tabloya 1-2 gün içinde maya mantarları ve bakteriler de eklenerek durumu daha da karmaşıklaştırır.

ishallerde ortaya çıkan sıvı dışkı, kısalmış geçiş zamanı nedeniyle daha fazla miktarda sindirim enzimi artığı içermekte ve daha fazla tahriş yapmaktadır.

Bez bölgesi pişiğinde kıvrım yerlerinde deride kızarma, sulanma, daha sonra sıyrıklar, ek olarak da minik iltihaplı kabarcıklar görülebilir. Bebek, bezi değiştirilirken ağlayarak veya aşırı tepki vererek sıkıntısını dışa vurabilir. Tahrişe bağlı temas egzaması ise karın alt kısmı ve kalçalar gibi dış bükey deri yüzeyinde ani kızarıkla başlar. Üzerinde hafif pullanmalar, daha ilerlerse hafif sıyrıklar görülebilir. En sık 3.-12. haftalar arasında görülmektedir.

Deriye değen kısmın deriyi tahriş etmemesi gerekir.

Ayrıca, bebeğin kilosuna göre doğru bezin seçilmesi de çok önemlidir, bez de esnek, gerilebilir bir bağlama sistemiyle, sızdırmaz bir etki sağlamalıdır.Bez seçiminde süper emici (sıvıyı 10-12 saat tutan ve sızdırmayan) ve yumuşak yüzeyli, hava almayı da sağlayan tek kullanımlık bebek bezleri, özellikle de idrarı olduğu gibi, sıvı dışkıları da hızla emen ve hapseden tabakaya sahip bezler tercih edilmelidir. Bebeğin hareketlenmeye, emeklemeye başladığı dönemlerde ise eğer bulunabilirse kolaylıkla giydirilebilen külot tarzı bezler tercih edilebilir. Kiloya göre doğru bez seçimi de önemlidir. Koruma önlemleri yetersiz kalır ve bez egzeması gelişirse muhakkak bir dermatoloğa başvurulmalı, kendi kendine tedavi edilmemelidir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir